2020 ve Sonrasında Ekonomik Büyümenin Yeni Dinamikleri Neler Olacak? - Hızlı Kredi Başvurusu- Kredi Hesapla - KOSGEB Kredisi – Kredi Bul
  • ALTIN (TL/GR)
    468,31
    % -0,23
  • AMERIKAN DOLARI
    7,6617
    % 0,37
  • € EURO
    8,9730
    % -0,11
  • £ POUND
    9,7520
    % -0,33
  • ¥ YUAN
    1,1303
    % 0,82
  • YARIM ALTIN
    1.520,00
    % -0,28
  • BITCOIN
    80096,690
    % 0,94
  • BIST 100
    1.096,16
    % 0,84

2020 ve Sonrasında Ekonomik Büyümenin Yeni Dinamikleri Neler Olacak?

2020 ve Sonrasında Ekonomik Büyümenin Yeni Dinamikleri Neler Olacak?

Dünyaca ünlü Türk ekonomist Daron Acemoğlu ve Bilkent Üniversitesi Öğretim üyesi, ünlü hukukçu Gönenç Gürkaynak birlikteliğiyle düzenlenen konferansta aktarılan “2020 ve sonrasında ekonomik büyümenin yeni dinamikleri neler olacak?” sorusuna da cevap niteliğinde olacak bilgiler sizin için derlendi.

Kapsayıcı ve Dışlayıcı Ekonomik Kurumlar

Ekonomik kurumlar; kapsayıcı ve dışlayıcı (sömürücü) olmak üzere iki şekilde ele alınmalıdır. Kapsayıcı kurumlar; özel mülkiyet haklarına, sözleşme haklarına, insanların piyasayı kullanarak ekonomik hayatın bir parçası olmasına elveren kurumlar, fırsat eşitliği yaratıyorlar. Birçok ülke dışlayıcı kurumları tercih ediyor; mülkiyet hakları alınıyor, sözleşme hakları çalışmıyor, fırsat eşitliği yok bazı insanların leyhine bazılarının aleyhine bir kurum etkisi var. Birkaç zengin politika, askeri ve yargı kurumlarını ellerinde tutuyorlar bu tür siyasi kurumlara sömürücü, dışlayıcı siyasi kurum deniyor. Siyasette fırsat eksikliği yaratıyorlar, ekonomik dışlayıcılar da ekonomide aynı eksikliği yaratıyor. Ve hem siyasi hem ekonomik dışlayıcı kurumlar birbirleriyle bağlantılı çalışıyorlar. Kapsayıcı siyasi kurumlar ise politik gücü daha genel bir şekilde dağıtıyorlar, siyaseti dengeli hale getirmeye çalışıyorlar. Hiçbir kurum, aile, kişi siyaseti tamamen ele geçiremiyor.

 

2020 ve Sonrasında Ekonomik Büyümenin Yeni Dinamikleri Neler Olacak?

Demokrasi ve Ekonomik Büyüme

Demokrasi kavramı kapsayıcı siyasal kurumlarla aynı şey olmasa da örtüşüyor diyebiliriz. Dikkatli incelendiğinde gerçek demokrasiyle yönetilen ülkelerin daha hızlı büyüdüğü ve daha fazla refah getirdiği söylenebilir. Türkiye’ye bunun getirisi ne? Türkiye ekonomisi kurumsal olarak karışık bir yapıda, hem kapsayıcı hem dışlayıcı kurumlar bir arada bulunuyor. Hukuk ve refah konusunda Türkiye’ye sivil toplumun kuvvetli olduğu, toplumsal hareketleşmenin önemli olduğu, fikir açıklığının ana hedefe geldiği bir sistem gelmedi. Türkiye’de insan haklarına, şeffaflığa, özgürlüğe, toplumun aşağıdan yukarıya doğru politikaya katılımına ihtiyaç duyulduğu ortadadır. Süreç çok geniştir fakat ana nokta Türkiye’nin padişahlar devletinden ileri geçememesi olarak özetlenebilir. Bu süreci incelerken de liderlere değil, topluma bakmak lazımdır. İnovasyonla birlikte istihdamın, yatırımların, üretim faaliyetlerinin, ticaretin öngörülebilir ve şeffaf bir ortam yaratılmadıkça büyümenin sürdürülebilir olması mümkün görünmemektedir. Yani ifade özgürlüğü hak genişletmekte ve büyük tabloda sürdürülebilir büyümede önemli bir ölçüttür.